İsimlerin kimliklerin ve kişiliklerin ötesinde bir varoluşu benimseyen ve bunun ise insanın kendi içselliğinde olacağını deneyimleyen Zeynep Duru, Bu deneyimlerini paylaşarak dönüşüme şahit olan ve şahit kılan bir rehberdir.

Blog

  /  Sezgisel Vizyoner   /  Bilinçaltı Kayıtları

Genellikle içimizden bir sesin hep olumsuz șeyler söylemesi ve kötü bir șey olacakmış gibi hissettirmesiyle alt bilince aktarılan tüm hafıza alanı ortaya çıkar.

Bu karar vereceğimiz zamanlarda, yalnız kaldığımız anlarda veya bir arkadașımızla konușurken ortaya çıkar. Korku anlarımızda tetiklenir ve yüzeye çıkmaya başlar. Hasta olduğumuz anlarda alt yazı gibi içimizden geçerler.

Bu alt sözler, hisler, düșünceler devam ettikçe duyguya dönüșür, o duyguyla bağlantılı fiziksel rahatsızlığı duygusal bozukluğu kendine çeker. Hasta olduğumuzda artık son așamaya geliriz. Geriye dönerek asıl kaynağa çözülüm
uygulamalıyız.

Peki bu kayıtlar bize nasıl kaydolunuyor? İzlediğimiz filmlerden, reklamlardan bilinçaltımıza akan görüntüler, kareler bilinçaltımıza yerleșiyor. Telkin yoluyla ya da bilinçli olarak ișitip görebileceğimiz șekilde, müziklerin ya da reklamların arkasına yerleştirilen sesler ve görüntülerle algılayamadığımız boyutta bunları kaydediyoruz.

‘Șimdi almazsan ne zaman?’ ‘Buna ihtiyacın var.’‘ Sen bunun için yaratılmışsın.’‘ Buna değer.’‘Kendini iyi hissedeceksin.’ gibi cümleler bizi yaptırıma sürüklüyor.
Bir bakmışız o șeyi almışız. Bir bakmışız iyi hissetmek için para harcamışız.

Ama daha çok anne karnından 7 yașına kadar ve lerleyen yașlarda annemizin babamızın sık kullandığı cümleler , konușmaları kaydediyoruz. 

‘Sen niye o çocuk gibi değilsin?’
‘ Para kazanmak zordur.’
‘Dondurma yersen hasta olursun.’
‘Askerliğin yapmadan erkekliğin tamamlanmaz.’
‘Bunu nasıl yapamadın!’
‘ Zaten sen hep böylesin, hiçbir șey anlamazsın.’
‘Hayat çekilmez.’
‘Bizde bu hastalık var kesin seninde çocuklarında olur.’
‘Yașam zordur.’
‘Hayat pahalıdır.’

gibi konușmaları ve düșünceler hayat algısı olarak kaydederiz ve belli bir yașa kadar hayata böyle bakarız. Belli bir yaștan sonra bakarız sırf bu yüzden hastalanmışız. Sırf bu kayıtlardan dolayı hayat çekilmez geçer ya da para kazanmak zor olur.

Bunlara sebebiyet vermemek için kendimiz bir inançla hareket ederken bakmalıyız bu bize mi ait yoksa içerden yanlıș bir kayda mı ait? Tespit ettikten sonra kendimiz olup hareket etmeye bașlamalıyız. Bazen bu kayıtları tecrübelerle kendimiz de oluştururuz.

Kız arkadașım bana bunu yaptı demek ki bütün kızlar böyle o zaman hiçbir kıza güvenmeyeceğim.’

Babam annem aldattı, demek ki bütün erkekler aldatır, hiçbir erkeğe güvenmiyorum.

‘Hastalanınca benimle ilgileniyorlar, eșimden ilgi bekliyorum, öyleyse hastalanmalıyım.’ Özellikle bebekler ve çocuklarda; ‘Ağlayınca isteğim oluyor, șu anda da bunu istiyorum o halde ağlamalıyım’ Tükenene kadar çalışmazsam para kazanamam tükenmeliym.’ ‘Çok güldük kesin kötü bir șey olacak.’ gibi genellemeler, tüme varım sonuçlarıyla kendimiz daha önce deneyimledik diye aynısı olacağına inandırırız. Bu konuyla alakalı çalıșmalarımdan örnek vermem gerekirse; 

40 yașında 8 yıldır göğüs kanser olan br hanıma bu rahatsızlığı konusunda yardımcı olabilmek için, bireysel seans uygularken tespit ettiğime göre çok fazla negatif kaydı vardı.Bu kayıtlardan bazıları șunlardı; Ailesinin görüșünden bağımsız br olmak istiyor , onların gördüğü kiși değil kendi gerçekliğin yașayıp onlara göstermek istiyordu. Bu sebeple ‘Hasta olursam kendm olabilirim.’ inancı oluşmuştu.

Bu ana kaynağın etrafında, annesinin kendisine karșı bakıș açısının hiç değişmediğini ve negatife odaklı düșünen bir yapısı  olduğunu gördüm.

Bunun da asıl sebebi, kendisi altıncı çocuk olarak dünyaya gelmiş ve annesi bakamam düșüncesiyle istememiști. Bu her ne kadar bebek olsada kendisine istenmediği duygusu  yerleșip annesiyle arasının sürekli gergin olmasına sebep olmuştu

Seanslarla bu durum ‘anne karnına dönüș’ uygulaması ve ‘bağların onarılmasıyla’ dengelenmişti. Alt bilincinde bulunan,‘İyileşeceğime inanmıyorum.İyileșemezsin dediler bu yüzden iyileşemeyeceğim. Kanser olduysam ölmem lazım.Büyük sevgi eksikliğim var. Annemin sevgisini hissedemiyorum. Hasta olmazsam  kendim olamam. Gereksiz çocuk olduğumu düşünüyorum. Hasta olursam benimle ilgilenirler. Kayıtları vardı. Kișinin alanında dönüșüm sağlandı. Diğer bölümlerimiz de uygulayarak.

Seanslarımız sonrasında yapılan doktor kontrollerinde vücudunda kanser hücresine rastlanmadığını bildirdi.Bu muhteşem duygu ile anlayıș ve sevgi diliyorum.

Zeynep Şahin